
Alkan BAYRAKTAR
Sanatçı · Akademisyen
Resim ve özgün baskı alanlarında çalışıyorum. Serigrafi, linol ve ağaç baskı ile gravür, sanatsal üretimlerimde kullandığım teknikler arasında yer alıyor. Her tekniğin kendine özgü imkânları ve sınırlılıkları var. Bazen bir çizginin, bazen bir lekenin, bazen de baskı sırasında ortaya çıkan beklenmedik bir sonucun peşinden gitmek, çalışma sürecimin önemli bir parçası.
Kendi çalışmalarımda belirli bir teknik ya da anlatım biçimiyle sınırlı kalmak istemiyorum. Geleneksel baskı yöntemlerinin yanında dijital görüntüler, güncel görsel kültür ve farklı sanat anlayışları da ilgimi çekiyor. Bazen bir düşünceden yola çıkarak çalışıyorum, bazen de doğrudan malzemenin ve uygulamanın beni götürdüğü yere ilerliyorum. Ortaya çıkan her çalışmanın başarılı olması gerekmiyor; bazı denemeler yalnızca bir sonrakinin yolunu açıyor.
Sanatla ilişkim yalnızca kendi eserlerimi üretmekten ibaret değil. Yıllar içerisinde öğretmenin, bildiklerini paylaşmanın ve bir başkasının kendi anlatım biçimini bulmasına yardımcı olmanın da en az üretmek kadar değerli olduğunu düşündüm. Bir öğrencinin daha önce fark etmediği bir ayrıntıyı görmesi, bir tekniği kavraması ya da kendi başına yeni bir şey ortaya koyabilmesi, benim için öğretmenliğin en anlamlı taraflarından biri.
Sanat eğitiminin yalnızca teknik bilgi aktarmakla sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyorum. Öğrencinin merak etmesi, sorgulaması, denemesi ve zamanla kendi kararlarını verebilmesi de bu eğitimin bir parçası. Bu nedenle bildiklerimi aktarmak kadar, karşımdaki insanın ne düşündüğünü ve ne yapmak istediğini anlamayı da önemsiyorum. İyi bir öğretmenin yalnızca anlatan değil, gerektiğinde dinleyen ve öğrenmeye devam eden biri olması gerektiğini düşünüyorum.
Belki de bütün bunların ortak noktası, öğrenmenin ve üretmenin hiçbir zaman tamamlanmaması. İster kendi çalışmalarımın başında ister öğrencilerimle birlikte olayım, beni hâlâ heyecanlandıran şey aynı: Henüz neye dönüşeceğini bilmediğim bir düşüncenin, bir çizginin ya da küçük bir denemenin peşinden gitmek...